Edebiyat Nedir? Edebiyatın Özellikleri ve Türleri Nelerdir?

Edebiyat konusuna teknik açıdan bakılacak olursa edebiyat bir toplum tarafından nesilden nesile aktarılan her türlü sözlü ve yazılı formlardır. Eski tarih öncesi dönemde mağarada yaşayan insanların mağara duvarlarına çizdiği resimlerde edebiyat kavramın içine girer.

Edebiyat Nedir? Edebiyatın Özellikleri ve Türleri Nelerdir?

Edebiyat konusuna teknik açıdan bakılacak olursa edebiyat bir toplum tarafından nesilden nesile aktarılan her türlü sözlü ve yazılı formlardır. Eski tarih öncesi dönemde mağarada yaşayan insanların mağara duvarlarına çizdiği resimlerde edebiyat kavramın içine girer.

Sedat OKUTAN
Sedat OKUTAN
10 Ekim 2018 Çarşamba 17:15
121 Okunma
Edebiyat Nedir? Edebiyatın Özellikleri ve Türleri Nelerdir?

Edebiyat konusuna teknik açıdan bakılacak olursa edebiyat bir toplum tarafından nesilden nesile aktarılan her türlü sözlü ve yazılı formlardır. Eski tarih öncesi dönemde mağarada yaşayan insanların mağara duvarlarına çizdiği resimlerde edebiyat kavramın içine girer. Bir ozanın söylediği türkü ya da eski Anadolu kadınının yaktığı ağıtta edebiyat ile alakalıdır. Fakat Türk Dil Kurumunda geçen edebiyat mana olarak, bir kişinin duygu ve düşüncelerini kendisine has bir dil kullanarak yazılı sözlü edebi metinler yardımıyla dile getirmesi olarak tanımlanmaktadır.

Esasında edebiyatı için kişinin öz benliğini dışa vuran bir bilim dalı olarak düşünmekte mümkündür. Çünkü türlü ilim ve sanat dalları ile ilişkisi bulunduğundan bilim adına atıf yapmak edebiyat konusunda yanlış bir bakış açısı olmamaktadır. Edebiyatın hissiyatı estetik ve güzel görüşlülüktür. Edebiyat doğada bulunan her canlıya, her nesneye duygu yüklü bakar ve kendi tarzında o güzellikleri dışa vurur. Edebiyat alanında her sanatçının farklı üslup ve tarzı vardır. Bir sanatçı kullandığı dil ile duygu ve düşüncelerini karşı tarafa anlatırken söylediği her söz yazdığı her eser edebiyat ile ilintilidir. Yani burada anlatılmak istenen şey edebiyat ile kişinin kendini nasıl ifade ettiğidir.

Edebiyatın Ortaya Çıkmasına Neden Olan Etkenler Nelerdir?

Edebiyat pek çok olaydan etkilenmiş ve bu olaylar sayesinde doğal bir şekilde ortaya çıkmıştır. İnsan yaşadığı her şeyi tecrübe ettiği her olayı kaydetmiş ve çağlar boyunca kaydedilen bu bilgiler edebiyat eserlerine dönüşmüştür. Bir askerin harp meydanında yaşadığı olayları kaleme alması ve yahut bir sevgilinin gurbetteki sevdiceğine duygu yüklü bir mektup yazıp göndermesi ile edebiyat sanatının ortaya çıkmasını sağlayan olaylardır. Edebiyatın var olmasına kaynaklık eden belli başlı olayları inceleyecek olursak;

  • Göçler ve Doğa Olayları

Tarihte insanlar göçebe hayat tarzını benimsemişlerdir. İnsanlar birçok sebepten dolayı göç etmek zorunda kalmışlardır. Bulunduğu yerde savaş olması, kuraklık ve ekonomik nedenler yüzünden göç etmek eski zamanlardan günümüze kadar süregelmiştir. Göç esnasında her insan yaşadığı olayları hafızasından silinmeyen hikâyeleri anlatmışlardır. Bu esnada anlatılan pek çok şey edebiyatın konusu olmuştur.

  •  Savaşlar

Anayurdunu düşmanların elinden kurtarmak için can siper hane kendini feda eden savaş eri savaş alanında yaşadıkları her şey derin bir iz bıraktığı için bütün bunları kendi gözünden anlatmıştır. Örneğin; Kurtuluş Savaşı gibi bir cenk yerinde olan her şey edebiyatın bir malzemesi olmuştur.

  •  Doğa Yaşamı

Aslında doğa yaşamı daha çok edebi eserlerin konusunu oluşturur. Bir çıkış kaynağı değildir fakat doğada bulunan her şey özellikle pastoral şiirin ortaya çıkmasını sağlayan önemli etkendir.

  • Aşk-Sevgi-Sevgili

Âşıklık ve maşuk olmak edebiyatta rastlanan en önemli unsurlardır. Kişinin sevgilisine olan aşkını dile getirirken yazdığı her şiir söylediği her mani edebiyatı oluşturur. Ayrıca kalpten manevi olarak duyulan İlahi aşk yani Allah’a duyulan vahdet-i vücut felsefesi de edebiyatın ayrı bir türünü oluşturmaktadır.

  • Kültürel Etkileşim

Toplumların yaşayış biçimine kültür denilmektedir. Her toplumun yaşayış biçimi farklılık gösterdiğinden edebiyat yansıması da o derece farklıdır. Bu yüzden kişiler ve toplumlar arası kültürel etkileşim edebiyatın ortaya çıkmasını sağlayan önemli bir etkendir.

Edebiyatın Diğer Bilimler ile İlişkisi

Edebiyatın aslında bir bilim dalı olduğu konusuna değinmiştik. Bu yüzden edebiyat kendi içinde diğer farklı bilimler ile ilişki kurmaktadır. Hangi bilimle nasıl ilişki kurduğuna bakalım;

  • Sosyoloji ile İlişkisi

Edebiyat toplumda meydana gelen olayların sözlü ve yazılı biçimde yansımasıdır. Sosyoloji ise bir toplum bilimidir ve insan davranışlarının nasıl olduğunu inceler. Bu sebepten dolayı sosyoloji edebiyat ile doğrudan ilişki içindedir. Hatta sosyobilimciler araştırmalarına kaynak olarak edebiyatı kaynak gösterirler.

  • Psikoloji ile İlişkisi

Edebiyat demek insan psikolojisinin derinlerine inmek demektir. Çünkü insan duygularını düşüncelerini o anki psikolojik durumunu temel alarak edebi metinlere dönüştürebilmiştir. Birçok psikolog ve dil bilimciler birlikte çalışmaları sonucunda psikoanaliz yaparken edebiyata başvururlar.

  • Tarih İle İlişkisi

Tarih Bilimi edebiyatın zaman dilimini oluşturur. Çünkü edebiyat M.Ö başlar ve yakın geleceğe kadar yolculuğunu sürdürür. Bu yüzden bu tarih aralıklarında edebiyatın nasıl değiştiğini ve geliştiğini tarih bilimi inceler. Ünlü tarihçiler tarihi dönemleri araştırırken o dönemde yazılan tarihi eserlerden tarihi daha kolay öğrenme fırsatı bulmuşlardır.

  • Coğrafya İle İlişkisi

Edebiyat esasında dolaylı yollardan coğrafya bilimine yardım eder. Farklı dönemlerde yaşayan ünlü seyyah ve gezginler edebi metinlere bakarak o dönemin coğrafi iklim ve şartlarını öğrenebilmişlerdir.

Edebiyat Türleri Nelerdir?

Edebiyat türlerini genel olarak ele alırsak iki tür edebiyat türü karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi yazı bulunmadan önce ortaya çıkan Sözlü Edebiyat, ikincisi ise yazı bulunduktan sonra var olan Yazılı Edebiyattır. İlk olarak sözlü edebiyatın nasıl olduğunu ve sözlü edebiyat ürünlerini açıklayalım;

Sözlü Edebiyat Nedir?

Türklerin yazıyı icat etmeden önce kullandıkları edebiyat sözlü edebiyattır. Sözlü edebiyat genellikler o dönemin ozan ve halk şairleri tarafından dini törenlerde ve özel günlerde okunmuştur. Daha sonra bu okunan şiirler ve diğer sözlü edebiyat ürünleri kulaktan kulağa yayılmış ve varlığını günümüze kadar sürdürmeyi başarmıştır. Sözlü edebiyatın en önemlisi şiirdir, halk şairleri tarafından kopuz eşliğinde söylenir. Sözlü edebiyatın özellikleri ise şöyledir;

  1. Dörtlükler halinde söylenir
  2. Ozan, kam, baksı denilen kişiler tarafından kopuz denilen bir çalgı aleti eşliğinde okunur.
  3. Saf Türkçe kullanılır yabancı dillerin etkisi yoktur.
  4. Konularında yiğitlik, doğa, aşk ve ölüm temaları geçer.
  5. Ölen kişinin ardından, av törenlerinde ve dini özel günlerde icra edilir.
  6. Eski destanlar sözlü edebiyatın en önemli türü arasındadır.

Sözlü Edebiyatın Edebi Ürünleri Nelerdir?

  • Koşuk

Aşk, yiğitlik doğa kavramlarını ele alan şölenlerde kopuzla beraber söylenen bir sözlü edebiyat ürünüdür. İslamiyet’ten sonra adı “koşma” olarak değiştirilmiştir.

  • Sagu

Ölen kişinin arkasından söylenir. Günümüzdeki şekli ağıttır. Ölen kişinin karakter özellikleri anlatılır.

  • Sav

Bir diğer anlamıyla sav bugünkü atasözleridir. Öğüt vericidir. Yaşam, toplum, insan hayatı ve benzeri konularda atalarımızın gelecek nesillere bıraktığı anlam dolu ve ders verici nitelikte sözleri ifade eder.

  • Destan

Sözlü edebiyatın en önemli ürünleri arasında yer alır. Bir toplumun başından geçmiş göçleri, felaketleri, kahramanlık ve milli olayları konu edinir. Destanlarda olağanüstü olaylar geniş yer bulur. Destanı anlatan kişi kendi düş gücüyle yaşanan olayı harmanlayıp o şekilde anlatır. Bugüne kadar aktarılan Türk destanlarının sayısının 200 olduğu söylenmektedir.

Destan konularında genellikle Türk milletinin atlı-göçebe hayatından, kadının güzelliğinden, atın insana sadık olmasından ve anayurt özelliklerinden bahsedilir. Bilinen en önemli destanlar arasında Alp-er Tunga destanı, Göç ve Yaratılış destanı, Şii destanı, Bozkurt ve Manas destanı gibi destanlar vardır.

Yazılı Edebiyat Nedir? Yazılı Edebiyat Ürünleri Nelerdir?

Yazılı edebiyat yazı bulunduktan sonra ortaya çıkan edebiyattır. Kendi içinde ikiye ayrılır. İlki nazım diğeri ise nesirdir. Nazım hece ölçüsü ile yazılan bütün şiirsel metinlerdir nesir ise serbest ölçü kullanılarak yazılan bütün düz yazılı metinlerdir. Nazım türlerine örnek verecek olursak;

  • Şiir

Dilin ses ve tonlarını belli bir düzen içinde kullanarak yaşanmış bir olayı ya da duygusal bir düşünceyi anlatmaya yarayan duygu ve düşünceleri ifade etmektir. Belli bir düzen içinde yazılabildiği gibi ölçüsüz de yazılabilir. Her türlü konu şiirin konusu olabilir.

  • Mesnevi

Özellikle Arap, Fars ve Osmanlı edebiyatında kafiyeli olarak 2 mısralık beyitler halinde yazılan bir şiir biçimidir. Mesnevi denince akla Mevlana’nın mesnevisi gelir.

Nesir ise düz yazı kullanılarak oluşturulur. Nesir örnekleri ise şöyledir;

  • Roman

Belli bir olay örgüsüyle ile birlikte farklı karakterler kullanılarak anlatılan uzun yazılardır. Roman insanın başından geçmiş bir olayda olabilir ya da tamamen hayal gücü kullanılarak da yazılabilir. Toplumsal, tarihi, polisiye, macera, bilim kurgu gibi birçok roman türleri vardır.

  • Öykü

Gerçek ya da yaşanmamış bir hayali olayı anlatan kısa düz yazılardır. Genellikle Ömer Seyfettin bu alanda birçok öykü yazmıştır.

  • Masal

Gerçekte var olmayan olayları düş gücü kullanılarak yazılan kısa yazılardır. Yerli ve yabancı birçok masal örnekleri veren yazarlar bulunmaktadır.

  • Tiyatro

Sahneye konulmak amacıyla farklı olayları konu edinen farklı karakterler olayları işleyen uzun diyaloglar halinde yazılan düz bir yazı türüdür.

  • Makale ve Deneme

Yazarın herhangi bir konudaki görüşünü bilgisi ışığında okuyucuya bilgi vermek amacıyla yazdığı uzun ya da kısa bir düz yazılara makale denir. Deneme ise yazarın sadece bir konuya ait duygu ve düşüncelerini okuyucu ile paylaştığı bir düz yazı türüdür.

  • Biyografi ve Otobiyografi

Kişilerin yaşam öykülerini konu alan düz bir yazılı tür örneği biyografi olarak adlandırılmaktadır. Otobiyografi ise kişinin kendi hayatını bizzat kendisinin kaleme almasından oluşan düz yazı örneğidir.

  • Gezi Yazısı

Gezilen ve görülen yerler hakkında yazılan ve yazarın dikkatini çeken şeylerin yazıldığı eserdir. En eski ve ünlü örneklerinden Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi örnek verilebilir.

Edebiyat Çeşitleri Nelerdir?

Edebiyat farklı anlatım tarzları ile birçok çeşide ayrılmıştır. Bunlardan bazıları şöyledir;

  • Fantastik Edebiyat

Gerçeğe dayalı olmayan bir edebiyat çeşididir. Genellikle hikâye, masal ve roman türünü bu edebiyata örnek gösterebiliriz.

  • Gotik Edebiyat

Kendine ait bir sanat anlayışını benimseyen ve farklı bir kültürü anlatan edebiyattır.

  • Tanzimat Edebiyatı

Tanzimat’ın 1.ve 2. Dönemlerini konu edinen toplumcu bir çizgisi olan bir edebiyat çeşididir. Bunu benimseyen Tanzimat sanatçıları arasında Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi gösterilebilir.

  • Divan Edebiyatı

Türklerin İslamiyet’i kabul etmeleriyle birlikte Anadolu’da ortaya çıkan bir edebiyat akımıdır. Belli bir kalıp ve ölçüsü vardır. Divan edebiyatı şairlerine Fuzuli, Nedim gibi şairler örnek verilebilir.

  • Post modern Edebiyat

1960’lı yıllarda Amerika’da ortaya çıkmış bir edebiyat akımıdır. Düşünce olarak mimari ve yazın alanında etkileri görülür. Yaşam biçimi olarak modernizmin sonrası olarak düşünülebilir. Genel olarak Orhan Pamuk ve Bilge Karasu gibi yazarlar örnek gösterilebilir.

Edebiyatın Özellikleri Nelerdir?

  • Her kâğıda yazılı şey edebi eser niteliği taşımaz. Edebiyatta bir yazının edebi bir nitelik taşıması için öncelikle sanat otoriteleri tarafından onay verilmiş olması gerekmektedir.
  • Edebiyat insanların duygu ve düşünce dünyasına doğrudan hitap etmesi gerekmektedir.
  • Edebi eserler konu olarak toplumların yaşam biçimlerini, gelenek ve göreneklerini ele alması gerekmektedir.
  • Edebiyatta önemli olan anlatım tarzı değil o eserin ne anlattığıdır. Yani üsluptan çok eserde yazılı olan metin daha önemlidir.
  • Edebiyatın diğer bilimlerle ile alakalıdır. Bu yüzden bütün bilim dalları ile ilgilenen herkese rehberlik eder.
  • Edebiyat hayatın her alanında var olmaktadır. Ağzımızdan çıkan en ufak bir tümce ve yahut anı defterine yazılan bir hatıra edebiyatın hayatın içinde olduğunu gösterir.
Son Güncelleme: 11.10.2018 22:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.